sağlık – ÇEVİK MEDYA | Son Dakika | Gündem | Siyaset | Spor | Sanat | Teknoloji https://www.cevikmedya.com Bilim, Kültür Sanat, Teknoloji, ve son dakika haberleri Sun, 04 Sep 2022 15:19:15 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.7.1 https://i0.wp.com/www.cevikmedya.com/wp-content/uploads/2022/03/cropped-CEVIK-MEDYA-LOGO-e1646866638561-1.png?fit=32%2C32&ssl=1 sağlık – ÇEVİK MEDYA | Son Dakika | Gündem | Siyaset | Spor | Sanat | Teknoloji https://www.cevikmedya.com 32 32 207513835 Sağlıklı Kilo Vermek İçin 10 İpucu https://www.cevikmedya.com/saglikli-kilo-vermek-icin-10-ipucu/ https://www.cevikmedya.com/saglikli-kilo-vermek-icin-10-ipucu/#respond Sun, 04 Sep 2022 15:19:02 +0000 https://www.cevikmedya.com/?p=4014

Sağlıklı Kilo Vermek İçin 10 İpucu
Aşırı kilolu olmak sağlık sorunlarına sebep olabilir. Pek çok farklı diyet programı olmasına rağmen, dengeli bir yaşam tarzı ve doğru beslenme sağlıklı yaşamın ve daha iyi kilo kontrolünün anahtarıdır. Aşırı kilolu olmak, kalp hastalığı, hipertansiyon ve tip 2 diyabet dahil olmak üzere ciddi sağlık sorunları riskini artırabilir. Çok yoğun ve şok diyet programları sürdürülebilir değildir. Kilo verme sürecini ve sonrasını yaşam tarzı haline getirmeniz gerekir. Hem sağlıklı bir şekilde kilo vermek hem de elde edilmiş ideal kilonuzu zaman içinde sürdürebilmek için kademeli, kalıcı ve faydalı yaşam tarzı değişiklikleri yapmak gerekir.
“Zor olan vücudunuzu şekillendirmek değildir, zor olan zihninize şekil vermektir.”

  1. Çeşitli, renkli, besleyici yiyecekler yiyin
    Sağlıklı yemekler ve atıştırmalıklar insan beslenmesinin temelini oluşturmalıdır. Bir yemek planı oluştururken, her öğünün yüzde 50’sinin meyve ve sebze, yüzde 25’inin tam tahıl ve yüzde 25’in protein ağırlıklı olmasına dikkat etmek gerekir. Günlük toplam lif alımı da yaklaşık 25-30 gram (g) civarında olmalıdır.
    Aşağıdaki yiyecekler sağlıklı ve besin açısından zengindir:
    Taze meyve ve sebzeler
    Balık
    Baklagiller
    Kuruyemiş
    Esmer pirinç ve yulaf ezmesi gibi tam tahıllar
    Kaçınılması gereken yiyecekler:
    İlave yağ ve şeker içeren yiyecekler
    İşlenmiş gıdalar
    Beyaz ekmek
  2. Yeme ve kilo günlüğü tutun
    Kendinizi takip etmek, kilo verme sürecinde kritik bir faktördür. Her gün tükettiğiniz yiyecekleri ve haftalık olarak kilonuzu kaydederek ilerlemenizi ölçebilirsiniz. İlerlemeyi gören kişilerin programlarına bağlı kalmaları çok daha olasıdır.
  3. Düzenli olarak egzersiz yapın
    Düzenli egzersiz yapmak hem fiziksel hem de zihinsel sağlık için çok önemlidir. Egzersiz sıklığını ve yoğunluğunu belirli bir disiplin ile artırmak zayıflama sürecinde çok önemlidir. Günde bir saat tempolu yürüyüş gibi orta yoğunlukta aktivite idealdir. Her gün 1 saat olamıyorsa haftada toplam en az 150 dakika egzersiz hedefi olmalıdır.
    Genel olarak fiziksel olarak aktif olmayan kişiler, egzersiz miktarını ve yoğunluğunu kademeli olarak artırmalıdır. Bu yaklaşım, düzenli egzersizin yaşam tarzının bir parçası olmasının en sürdürülebilir yoludur.
    Egzersiz yapmaya yeni başlayanlar aşağıdaki aktiviteleri yapabilirler:
    Merdivenleri kullanmak
    Köpek gezdirmek
    Bahçe işleriyle uğraşmak
    Dans etmek
    Açık hava oyunları oynamak
    Gidilecek yerlere mümkün olduğunca yürüyerek gitmek
  4. Sıvı kalori alımını durdurun
    Şekerle tatlandırılmış soda, çay, meyve suyu veya alkol içerek günde yüzlerce kalori alabilirsiniz. Bunlar “boş kaloriler” olarak bilinir çünkü herhangi bir besinsel fayda sağlamadan sadece ekstra enerji içeriği sağlarlar. Sıvı alımlarınızda su, şekersiz çay ve kahveyi hedefleyin. Suya bir miktar taze limon veya portakal ekleyerek içimini daha lezzetli hale getirebilirsiniz.
    Genellikle bir bardak su ile planlanan yemek saatleri arasındaki açlık duygunuzu bastırabilirsiniz.
  5. Porsiyonlarınızı kontrol edin
    Herhangi bir yiyeceği gereğinden fazla yemek, düşük kalorili sebzeler bile olsa kilo alımına neden olabilir.
    Bu nedenle, yiyecekleri porsiyon boyutlarını tahmin ederek veya doğrudan paketten yemeyin. Mümkünse ölçü kapları ve porsiyon ölçü kılavuzları kullanın.
  6. Dikkatli yiyin
    Ne zaman, nerede ve ne yediğinizin tam olarak farkında olarak yemeye çalışın. Daha sağlıklı yiyecekleri seçmek, vücutla daha uyumlu hale gelmenin doğrudan bir sonucudur.
    Dikkatli yemek aynı zamanda daha yavaş yemenize ve yemeklerinin tadına odaklanmanızı sağlar. 20 dakika süren bir yemek seansı vücudun tüm tokluk sinyallerini kaydetmesini sağlar.

Yemek seçerken aşağıdaki soruları dikkate alın:
Alacağım kaloriye değer mi?
Beni doyuracak mı ya da tokluk hissi verecek mi?
İçindekiler sağlıklı mı?
Ne kadar yağ ve sodyum içeriyor?

  1. Çevresel etkilere ve uyarıcılara dikkat edin
    Birçok sosyal ve çevresel etki, gereksiz yemeyi teşvik edebilir. Örneğin, bazı insanlar televizyon izlerken daha fazla yemek yeme eğilimindedir.
  2. Alışverişlerinizi planlı ve dikkatli yapın
    Mutfağınızı diyet dostu yiyeceklerle doldurmak ve yemek planları oluşturmak, kilo verme sürecinde sizi destekleyecektir.
    Kilo vermek isteyen kişiler, mutfaklarını işlenmiş gıdalardan ve abur cuburlardan temizlemelidirler. Kolay ve sağlıklı yemekler yapmak için gereken malzemelere sahip olduklarından emin olmalıdırlar. Bunu yapmak hızlı, plansız ve dikkatsiz yemeyi önleyebilir.
    Sosyal etkinliklere veya restoranlara gitmeden önce yemek seçimlerini planlamak da süreci kolaylaştırabilir.
  3. Sosyal destek isteyin
    Sevdiklerinizin desteğini almak, başarılı bir kilo verme yolculuğunun ayrılmaz bir parçasıdır. Arkadaşlarınızı veya aile üyelerinizi size katılmaya davet edebilir veya ilerlemelerinizi sosyal medyada paylaşarak destek isteyebilirsiniz.
  4. Pozitif olun
    Kilo verme süreci aşamalı ve zor bir süreçtir; beklediğiniz oranda kilo veremediğiniz zamanlarda cesaretinizin kırılmasına izin vermeyin.
    Kilo verme programına bağlı kalırken bazı günler diğerlerinden daha zor olacaktır. Başarılı bir kilo verme programı, bireyin sebat etmesini ve kendini değiştirmenin çok zor göründüğü durumlarda vazgeçmemesini gerektirir.
    Önemli olan, pozitif bir bakış açısı sürdürmek ve başarılı kilo vermenin önündeki engelleri aşmak için çalışmakta ısrarcı olmaktır.

Sonuç olarak sporda antrenman kadar beslenmede önemlidir. Antrenman ve beslenme ayrılamaz bir bütün gibidir bir tanesi eksik olursa gelişememe gibi sorunlar olabilir. Beslenmemize oldukça dikkat etmemiz ve temiz beslenmemiz spor hayatımız için en önemli konulardan bir tanesidir. Beslenmemizde şeker tüketecek bile olsak doğalını, en zararsızını ve kalitelisini tüketmeliyiz.
Sağlık açısından ilerleyen yaşla birlikte kaliteli yaşam alışkanlıklarının kazanılması ve fizik aktivitelerinin düzenli olarak yapılması önemlidir. Spora yatırım, insana ve bütün sektöre yapılan stratejik bir yatırımdır. Bu nedenle spor tesisleri yapılarak halka açılmalıdır. Düzenli egzersiz veya spor yapma alışkanlığının erken yaşlardan itibaren kazandırılması gerekmektedir. Spor Bilimcileri, yöneticiler ve basından destek alınarak insan sağlığı açısından sporun önemi vurgulanmalıdır. Kısaca spor bir yaşam biçimi olmalıdır.

]]>
https://www.cevikmedya.com/saglikli-kilo-vermek-icin-10-ipucu/feed/ 0 4014
Türkiye’de Üniversitelerde Tıp Eğitimi https://www.cevikmedya.com/turkiyede-universitelerde-tip-egitimi/ https://www.cevikmedya.com/turkiyede-universitelerde-tip-egitimi/#respond Thu, 25 Aug 2022 09:29:19 +0000 https://www.cevikmedya.com/?p=3936

Türkiye’de Üniversitelerde Tıp Eğitimi

Türkiye’de pek çok genç doktor olmak için tıp fakültelerini seçmektedir. Tıp Fakültesi okumak ve bitirmek oldukça meşakkatli ve zor bir yolculuktur. Türkiye’de bulunun Tıp Fakülteleri, diğer bölümlere göre yüksek bir puana sahiptir. Doktorluk hayali olan bir gencin, bu zor yolculukta ilk olarak yüksek bir üniversite sınavı puanına ihtiyacı vardır.

Tıp Fakültesi, diğer üniversitelere göre daha uzun bir eğitim zamanına sahiptir. Bazı fakültelerde dil eğitimi ile birlikte eğitimin normal süresi 7 yıl iken, dil eğitimi olmayan fakültelerde Tıp Bölümü 6 senelik normal bitirme süresine sahiptir. Ancak alınan derslerin zorluğu ve eğitim yoğun olmasından dolayı bu süre uzayabilmektedir. Bitirilen fakülte sonrasında kişilerin uzmanlık alabilmesi için Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı’na (TUS) girmesi de gerekmektedir. Daha sonra eğitimlerini tamamlayan kişiler uzman doktor olarak iş hayatına giriş yapıyorlar. Bunun dışında doktorların farklı anabilim dallarını seçerek, o konuda akademik olarak kendilerini yetiştirme olanağı da bulunuyor.

Tıp Fakültesi Eğitim Nasıl?

Türkiye’de Tıp Fakültesi eğitimi, üniversiteden üniversiteye göre değişiklik gösterse de, belli başlı ana hatları aynıdır diyebiliriz. Genel olarak tıp öğrencileri ilk 2 – 3 sene boyunca temel dersleri aldıktan sonra diğer senelerde teorik derslerin yanı sıra uygulamalı olarak da eğitimlerine devam ederler. 4. ve 5. Sınıfların zorunlu staj eğitimleri de bulunmaktadır. Tıp öğrencileri eğitimlerinin son senesinde ise İntörn Doktor olarak çalışmaktadırlar.

Türkiye’de Tıp Fakültesi eğitimi esnasında öğrencilere verilen dersler genel olarak şu şekildedir:

  • Anatomi
  • Tıbbi Biyoloji
  • Biyokimya
  • Mikrobiyoloji
  • Fizyoloji
  • Tıbbi Genetik
  • Parazitoloji
  • Embriyoloji
  • İmmünoloji
  • Histoloji
  • Tıbbi Etik
  • Biyofizik
  • Biyoistatistik
  • Tıp Tarihi
  • Halk Sağlığı
  • Farmokoloji

Bu ana derslerin yanı sıra tıpta dahili bilimler ve klinik bilimler üzerine de dersler okutulmaktadır. Öğrenciler iç hastalıklar, göğüs hastalıkları, psikiyatri, üroloji, acil tıp, cerrahi gibi pek çok alanla ilgili spesifik dersler de almaktadır. Bu dersleri başarı ile veren ve bölümü tamamlayan öğrenciler, iki yıllık zorunlu hizmet kapsamında aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerine atanırlar. Tıpta Uzmanlık Sınavı olan TUS’a giren ve başarılı olan kişiler ise, tercih ettikleri dalda uzmanlaşarak eğitim ve araştırma hastanelerinde uzmanlık eğitimi almaya hak kazanırlar.

Öğrenciler aldıkları eğitim sürecinde, laboratuvarlarda, poliklinik ve kliniklerde de bulunurlar. Bu nedenle eğitim aldıkları üniversitenin donanımı oldukça önemlidir. Eğitim için gerekli materyaller, cihazlar gibi her türlü donanıma sahip olan üniversiteler, öğrencilerin daha iyi bir eğitim alması açısından büyük önem taşımaktadır.

Türkiye’de yer alan belli başlı üniversiteler, diğer üniversitelere göre donanım açısından daha büyük avantaja sahiptir. Bunların yanı sıra üniversitenin köklü olması, bünyesinde değerli profesörlerin ve hocaların yer alması, tercih açısından üniversiteyi öne çıkaran etmenlerdendir.

Türkiye’de Önde Gelen Tıp Fakülteleri

Türkiye, tıp eğitimi konusunda oldukça başarılı bir noktada durmaktadır. Türkiye’de Tıp Fakültesi eğitimi vermekte olan pek çok üniversite bulunmaktadır. Bu üniversitelerden bazıları yurt dışındaki en iyi tıp fakülteleri sıralamasında da ilk 500’e girmektedir. Türkiye’nin önde gelen tıp fakültelerini ise şu şekildedir:

  • Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi
  • İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi
  • Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi
  • Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
  • Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi
  • Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
  • Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi
  • Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi
  • İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi

Bu üniversiteler gerek öğretim elemanları gerekse tıp eğitimi için gerekli olan donanımıyla öne çıkmaktadır. İlk üç sırada yer almakta olan Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Koç Üniversitesi, tıp ve sağlık alanında dünyada ilk 500’e girme başarısını göstermiştir.

Bu üniversiteler, bünyelerinde barındırmış oldukları laboratuvarlar, laboratuvarda bulunmakta olan materyaller ve cihazlar, bunların kullanım imkanının yanı sıra, çok sayıda amfi ve derslik ile yeterli alt yapı sahiptir.

Bu üniversitelerde yer alan öğretim elemanı kadrosu, Türkiye’de sayılı olan profesör ve doçentlerden oluşmaktadır. Bu açıdan da alınan derslerin içerik kalitesi ve verimi oldukça yüksektir.
Tıp eğitimi, uygulamalı bir alan olduğu için, öğrencilerin deneyim kazanabilecekleri alanlara ihtiyaçları vardır. Yukarıda sayılan üniversitelerde, öğrencilerin pratik yapabileceği ve deneyim kazanabilecekleri alanlar da mevcuttur. Öğrenciler eğitimlerini tamamlayıp doktor olarak göreve başladıklarında, bu deneyim ve tecrübe onlar için de büyük kolaylık sağlamaktadır.

]]>
https://www.cevikmedya.com/turkiyede-universitelerde-tip-egitimi/feed/ 0 3936
Demir eksikliği nedir? Belirtileri nelerdir https://www.cevikmedya.com/demir-eksikligi-nedir-belirtileri-nelerdir/ https://www.cevikmedya.com/demir-eksikligi-nedir-belirtileri-nelerdir/#respond Wed, 24 Aug 2022 15:02:15 +0000 https://www.cevikmedya.com/?p=3909

Herkesin en az bir kere doktorlarından kan testinin sonuçları okunurken duyduğu şey. Demir eksikliğiniz bulunmakta. Peki bu sorunun oluşmamasını, oluştuysa giderilmesini, neden oluştuğu gibi soruların cevabına hep beraber bakalım.  

Demirin vücuttaki işlevleri. 

  • Oksijen taşınımı – kırmızı kan hücreleri haemoglobin barındırır, karmaşık protein olan haemoglobin akciğerlerden aldığı oksijeni vücuttakı her yere dağıtır. 
  • Myoglobin – kas hücrelerinde oksijen depolamayı sağlayan özel bir protein. Myoglobin demir barındır ve kaslara kırmızı rengini verir. 
  • Enzimler – enerji üretmekten sorumlu olan enzimler dahi vücuttaki çoğu enzimler demir barındırır. Enzimler bir çok hücre işlevini sağlayan katalizörlerdir.(kimyasal reaksiyonun oranını artırır). 
  • Bağışıklık sistemi – bağışıklık sisteminin düzgün çalışabilmesi yeterli oranda demir mineraline dayanır. Bağışıklık sistemi enfeksiyonlarla savaşır. 

Günlük alınması gereken demir miktarları.  

Demir eksikliği nedir? Belirtileri nelerdir 49

Vücudumuz demirin ne kadarını kullanabiliyor? 

Ne kadar kullanabildiği vüdunuduzda ne kadar depolandığına bağlı olarak değişiklik göstermektedir. 

Demir eksikliği nedir? Belirtileri nelerdir 50

Hayvan besinleri barındıran bir yemek çeşidinde %18 oranında demir kullanabilirken, vejetaryen diyetinde bu oran %10 oranlarına düşüyor. Vücudunuz demir oranı zengin yiyecekler yemiş olsanız bile vücudunuz bu oranlardan daha az demir emiyor olabilir. 

Demiri ne kadar emebildiğinizin en büyük belirteci vücudunuzun ne kadar depoladığıdır. Eğer demir depolarınız yüksekse vücudunuz yediğiniz yemeklerden daha az demir emer. Tersine eğer depoalrınız az demir depoluyorsa vücudunuzun demir emme yeteneği artar. 

Demirin emiliminde yiyeceksel faktörler. 

  • Belli yiyecek ve içecekler vücudun emebileceği demir oranını arttırır. 
  • Demir emilimini arttırmak için yapılabilicekler: 
  • C vitamini tüketimini arttırmak. 
  • Et ile beraber demir içeren sebzeler tüketimi. Örnek olarak kırmızı et ve fasulye. 
  • Demir içeren sebzeleri pişirmek. Çoğu durumda demir içeren sebzeleri pişirip yemek vücudun emebileceği demir oranını arttırıyor. Örnek olarak çiğ brokoliden vücut %6 oranında demir emebilir iken pişmiş brokolide bu oran %30’a çıkıyor 
  • Belli yiyecek ve içecekler vücudun emebileceği demir oranını azaltır. 
  • Soya proteinleri sebze kaynaklarından emilimi azaltabilir. 
  • Çay, kahve ve şarap tannin barındırdığından demir emiliminizi azaltır. Tannin demiri vücudunuzdan dışarı taşır. 
  • Yetersiz A vitamini demir eksikliği sonuçlarını doğurabilir. A vitamini demiri barındırmaya yardım eder. 
  • Kalsiyum ve fosfor sebze kaynaklarının emilimini azaltabilir. 

Demir eksikliği için yüksek risk grupları. 

2 yaş ve üstündeki her 8 kişiden biri ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar demir alamıyor.  

  • Demir eksikliği barındırabilecek yüksek risk faktöründeki kişiler şunlar: 
  • Anne sütü ya da bebek sütü yerine inek sütü verilmiş bebekler. 
  • Yeni yürümeye başlayan çocuklar-özellikle çok fazla süt içenleri-. 
  • Ergenlik evresindeki kızlar. 
  • Regl geçiren kadınlar. 
  • Hamile kadınlar 
  • Göğüs beslemesi yapan kadınlar. 
  • Kötü yemek alışkanlığı olan kişiler.  
  • Alkolik kişiler. 
  • Vejeteryan veya vegan olan kişiler. 
  • Antreman yapan sporcular. 
  • Bağırsak kurdu barındıran kişiler. 
  • Düzenli kan bağışında bulunan kişiler. 
  • Kanamaya sevk eden hastalıklar. 
  • Kronik rahatsızlığı olan kişiler. 
  • Normalden daha az demir emebilen vücuda sahip kişiler. 
  •  

Demir eksikliğini nasıl tespit edebiliriz? 

Eğer demir eksikliğiniz olduğunu düşünüyorsanız doktorunuzdan randevu almanızı öneririz. Araştırma çölyak gibi benzer hastalıklar dışına hedef alır. 

Tedavi yöntemleri şunlardır: 

  • Fiziksel inceleme. 
  • İlaç geçmişi. 
  • Kan testi. 

Demir eksikliği için tedavi. 

Demir eksikliğinizin tedavisi ne kadar demir barındırdığınıza, ve altında yatabilecek olan sebeplerine göre tedavi edilir. 

  • Eğer demir boşaltımınız varsa – doktorunuz zengin demir barındıran yemekler hakkında sunum yapar. 6 ay içerisinde demir durumunuza bakmak için bir daha kan testi yapar. 
  • Eğer demir eksikliğiniz varsa – doktorunuz yemekleriniz hakkında öneride bulunur ve bunu yakından takip eder. Demir bakımından zengin yemekler önerir ve demir alımınızı kısıtlayabilecek yiyecek ve içeceklerden kaçmanızı önerir. Düzenli olarak kan testi alırlar ve belki de destek sağlayıcı ilaç verebilirler. 
  • Eğer demir eksikliği aneminiz var ise – doktorunuz destekleyici demir takviyesi ilaçlarını verirler. Bu tedavi süreci vücudunuzun ne kadar demir depoladığına bağlı olarak 6 aydan bir yıla kadar uzayabilir. Demir seviyeniz düzenli olarak kan testleri ile takip edilir. 
  • Eğer altta yatan farklı bir sebep var ise – ve bu durum demir eksikliğine sebep oluyor ise bunun sebeplerinin araştırılması önemli. Eğer medikal bir durum ise tedavi edilmesi önemli. 

Ek demir takviyesi 

Eğer ek demir takviyesi almanız için öneride bulunulmuşsa şunları unutmayın: 

  • Ek demir takviyelerinin en bilinen yan etkisi koyu renkli ya da siyah dışkıdır. Eğer bu tarz bir durumla karşılaşırsanız paniklemeyin. 
  • Ek demir takviyelerinin bir diğer yan etkisi ise mide bulantısı, kusma, kabızlık ve ishal belirtileri ile karşılaşabilirsiniz. Doktorunuzun tavsiyesini almakta fayda varken genel olarak konuşmak gerekirse tedavi için dozun bir tık düşürülerek vücudunuza kısa bir zaman tanımanızda fayda var. 
  • Ek demir takviyeleri eğer mümkünse boş mideye gitmesi gerekmekte. 
  • Takviyeler doktorunuz dediği gibi gitmek zorunda. İnsan vücudu demir boşaltımı konusunda pek iyi olmadığından dolayı eğer uygun dozda alınmazsa sizi zehirleme ihtimali her zaman bulunmakta. 

Demir eksikliğinin yanlış bilinenleri makalemizi sitemizi takip ederek ilerde bulabilirsiniz. 

]]>
https://www.cevikmedya.com/demir-eksikligi-nedir-belirtileri-nelerdir/feed/ 0 3909
Modern Çağın Hastalığı Anksiyete İle Baş Etme Yöntemleri https://www.cevikmedya.com/modern-cagin-hastaligi-anksiyete-ile-bas-etme-yontemleri/ https://www.cevikmedya.com/modern-cagin-hastaligi-anksiyete-ile-bas-etme-yontemleri/#respond Wed, 24 Aug 2022 14:49:28 +0000 https://www.cevikmedya.com/?p=3906

Günümüzde psikolojik rahatsızlıklarda hızla yükselmekte olan bir artış söz konusu. Psikolojik hastalıkların birçoğunda genetik faktörler etkili olsa da, çevresel faktörler de bir o kadar etkilidir. Çağımızın genel sorunlarından biri olan stres, hem fizyolojik hem de psikolojik olarak pek çok rahatsızlığa neden olmaktadır. Çağımızın hastalıklarından öne çıkmakta olan anksiyete bozukluğu da artan stresle birlikte daha fazla kişide görülmektedir.

Kaygı, genel olarak sağlıklı insanlarda da görülebilmektedir, ancak anksiyete ya da diğer adıyla kaygı bozukluğu, kişinin günlük yaşantısını sekteye uğratacak kadar yoğundur. Bu rahatsızlığa sahip olan kişiler, hayatın normal akışına devam edemeyecek boyutta olabilirler. Bu nedenle anksiyete bozukluğu olan kişilerin tedavi olması büyük önem taşımaktadır.

Anksiyete Nedir? Türleri Nelerdir?

Anksiyete en genel anlamıyla kaygı halini yansıtan bir durumdur. Kişiler, yaşanan olaylarla ilgili olarak zaman zaman kaygılanabilirler ve bu olağan bir durumdur. Fakat kişinin kaygı oluşturmayacak durumlarda bile aşırı endişe duyma hali ya da her an bir şey olacakmış gibi hissetme durumu bir bozukluğa işaret etmektedir.

Anksiyete bozukluğu, kısaca herhangi bir tehlike ya da kaygı uyandıracak bir durum söz konusu olmadığında bile güçlü bir şekilde kaygılı hissetme durumu olarak tanımlanabilir. Üstelik bu hal, geçici ya da anlık değil, uzun süren ve kronikleşebilen bir durumdur. Çoğu durumda kaygı bozukluğu olan kişiler, yaşamış oldukları durumun farkında olurlar, ancak bu durumu kontrol edemezler. Kontrol edilemeyen bu aşırı kaygılı olma hali, hayatlarındaki düzeni alt üst edebilmektedir. Bu durumda ise kişilerin tedavi olması gerekmektedir.

Anksiyete ile ilgili bozuklar, farklı alt başlıklarda incelenebilir. Anksiyete bozukluğu türleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Yaygın anksiyete bozukluğu: Herhangi bir neden olmaksızın sürekli endişeli ve kaygılı olma durumudur. Günümüzde en sık karşılaşan bozukluklardan biridir. Bu duruma ek olarak kişilerde depresyon ve başka psikolojik sorunlar da olabilir.
  • Sosyal fobi: Kişiler, insan içine ve kalabalığa girdiklerinde kaygı yaşamaya başlarlar. Bu nedenle sosyal ortamlara girmekten geri dururular.
  • Travma sonrası stres bozukluğu: Yaşanan travmatik bir olay sonrası meydana gelen durumdur. Kişiler, kendilerini derinden etkileyen bu olayı, tekrar tekrar yaşıyor gibi hissedebilirler. Yaşadıkları olayın etkisi ile kaygılı ve endişeli olma hali tekrarlar.
  • Panik Atak: Kişinin yoğun bir şekilde korkulu olma halidir. Kişi, öleceğinden ya da öldürüleceğinden endişe ederek paniğe kapılır. Panik atak sırasında, kişi kalp sıkışması ve göğüs ağrısı gibi fizyolojik rahatsızlıklar da hissedebilir. Çoğu kişi bu ataklar sırasında kalp krizi geçiriyormuş hissine kapılabilir. Bu ataklar genel olarak 5 – 15 dakika kadar sürer ve geçer.
    Fobiler: Kişi belli olaylara ya da nesnelere karşı korku duymaktadır. Bu olay ya da nesnelerle karşılaştıklarında veya ona maruz kaldıklarında, yoğun korku ve endişe durumu yaşarlar.

Görüldüğü gibi pek çok türde kaygı bozukluğu söz konusu olabilir ve bu durumlar kişinin yaşam kalitesini ve hayatını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle bu sorunların üstesinden gelebilmek için uzman yardımı almak oldukça büyük önem taşır.

Anksiyetenin Belirtileri Nelerdir?

Yaygın anksiyete bozukluğu, kaygı bozuklukları içerisinde en sık görülen ve gün geçtikçe daha da fazla sayıda rastlanan bir rahatsızlıktır. Bu bozukluğun belirtileri çoğu zaman aşağıdaki gibidir:

  • Sürekli olarak endişeli olma
  • Sürekli olan bunaltı hissi
  • Olumsuz düşünmeye meyilli olma, umutsuzluk ve kötü senaryolar düşünme
  • Belirsizlikten kaçınma
  • Karasızlık
  • Erteleme
  • Konsantrasyon güçlükleri
  • Huzursuz ve gergin hissetme
  • Uyku sorunları

Bu kaygı durumda fiziksel belirtileri de şu şekildedir:

  • Yorgun hissetme
  • Mide bulantısı
  • Vücudun çeşitli bölgelerinde ağrı
  • Terleme
  • Titreme
  • Kalp çarpıntısı ya da hızlı kalp atımı
  • İshal
  • Nefes darlığı
  • Ağızda kuruluğu

Anksiyete İle Baş Etme Yöntemleri

Anksiyete bozukluğu yaşıyor iseniz ve bu durum hayatınızın işleyişini bozuyorsa bir uzmandan yardım almak gerekir. Buna ek olarak kişilerin kendi başlarına uygulayabilecekleri ve kendilerini rahatlatabilecekleri yöntemeler de mevcuttur. Anksiyete ile baş etmek için aşağıdaki öneriler size yardımcı olabilir:

  • Nefes egzersizleri: Kaygı bozukluğu sırasında kişiler durumu kontrol etmekte zorlanırlar. Ancak nefes kontrol çalışmaları kişiye oldukça büyük yarar sağlayacaktır. Nefes egzersizleri kişinin sakinleşmesinde büyük rol oynamaktadır.
  • 3-3-3 kuralı: Bu teknik pek çok kişi tarafından başarılı bulunmaktadır. Etrafınızda bulunan üç cismin adını söylemek, ardından duyulan 3 sesi ne olduğu söylemek, son olarak vücudunuzdaki el, ayak, parmak gibi farklı 3 bölgeyi oynatmak. Bu içinde olduğunuz durumdan sizi uzaklaştırmayı kolaylaştıracaktır.
  • Anda kalma: Geleceğe dair oluşan kaygı durumlarınızda, içinde olduğunuz ana ve mekan dönmeye çalışmak size yardımcı olacaktır.
  • İyi gelen şeylerle meşgul olma: Kaygı genellikle boş kaldığınızda ortaya çıkacaktır. Zihninizi başka şeylerle meşgul etmek size yardımcı olabilir.
  • Düzenli egzersiz yapmak: Yürüyüş, yüzme, yoga gibi etkinlikler kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.
  • Uyku düzeni: İyi ve kaliteli bir uyku, kaygılı halin azaltılmasında etkili olur.
]]>
https://www.cevikmedya.com/modern-cagin-hastaligi-anksiyete-ile-bas-etme-yontemleri/feed/ 0 3906
Diyabetten Korunma Yolları Nelerdir? https://www.cevikmedya.com/diyabetten-korunma-yollari-nelerdir/ https://www.cevikmedya.com/diyabetten-korunma-yollari-nelerdir/#respond Thu, 18 Aug 2022 16:32:11 +0000 https://www.cevikmedya.com/?p=3773

Diyabet, günümüzde oldukça sık görülen bir rahatsızlıktır. Halk dilinde şeker hastalığı olarak da bilinen diyabet, gün geçtikçe daha fazla sayıda insanda görülmektedir. Bilimsel adı diabetes mellitus olarak geçen bu rahatsızlığın çağın hastalığı olarak adlandırılması da bundandır.

Tüm dünyada ve ülkemizde oldukça yaygın bir biçimde görülmekte olan diyabet, aslında Tip 1 Diyabet ve Tip 2 Diyabet olarak ikiye ayrılmaktadır. Tip 1 Diyabet, genellikle genetik faktörlerden kaynaklı bir şekilde oluşurken, Tip 2 Diyabet ise kişilerde sonradan görülen ve farklı nedenlerden dolayı ortaya çıkar. Diyabetin en sık görülen ve yaygın hali ise Tip 2 Diyabet türüdür. Bu yazıda diyabetin ne olduğu, belirtileri ve tedavisinin nasıl olduğunun yanı sıra, diyabetten korunma yolları sizlerle paylaşılacaktır.

Diyabet (Şeker Hastalığı) Nedir?

Yukarıda da belirtildiği gibi halk arasında şeker hastalığı olarak geçen Diyabet, pankreasta üretilmekte olan insülin hormonunun üretilememesi ya da az miktarda üretilmesinden kaynaklanan bir hastalıktır. Diğer yandan insülin hormonunun üretilmesine rağmen, bu hormonun etkin bir şekilde kullanamadığı durumlarda da diyabetten söz etmek mümkündür.

İnsülin hormonu, kandaki glukoz yani diğer bir deyişle şeker miktarının düzenlenmesinde aktif rol oynamaktadır. Bu hormonun yetersiz kalması veya kullanılamaması durumunda kandaki glukoz yani şeker seviyesi yükselir. Bu durumda da kişi için ciddi sonuçların doğabileceği bir takım komplikasyonlar oluşabilir.

Diyabet, Tip 1 Diyabet ve Tip 2 Diyabet olarak ikiye ayrılmaktadır. Tip 1 Diyabet türü, genel olarak genetik faktörlerden kaynaklanır ve bu nedenle de çocukluk döneminde ortaya çıkar. Tip 1 Diyabet türünde insülin hormonu ya çok az salgılanır ya da hiç yoktur. Bu tür diyabete sahip olanlar dışarıdan insülin almak zorundadır. Tip 2 Diyabet ise bu yazıda daha çok üzerinde duracağımız ve dünya genelinde en yaygın görülen türdür. Tip 2 Diyabet türünde, insülin hormonu vücut tarafından etkin bir şekilde kullanılamaz ve böylece kandaki şeker seviyesi yine yükselmiş olur. Bunların dışında gebelikte görülen Gestasyonel Diyabet gibi farklı türler de bulunmaktadır.

Diyabet (Şeker Hastalığı) Belirtileri Nelerdir?

Tip 1 Diyabet ve Tip 2 Diyabet türünde bazı farklı belirtiler olsa da, genel olarak diyabet hastalığında görülmekte olan belirtileri aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:

  • Ağızda kuruluk ve buna bağlı sık su içme isteği
  • Sık idrar çıkma hali (poliüri)
  • Doygunluk hissinin azalması, açlık hissi
  • Yorgun hissetme ve halsizlik
  • Kuru cilt ve buna bağlı olarak kaşıntı
  • Görüşte bulanıklık
  • Yaraların geç iyileşiyor olması

Bu ve bunun gibi belirtiler kişiye diyabeti düşündürmelidir. Diğer yandan erken evrede bu belirtilerden hiçbiri olmayabilir. Belirti vermeden ilerlemiş olan diyabette ise vücudun kalp, böbrek, göz ve uzuv gibi organlarında çeşitli problemler ortaya çıkabilir.

Diyabet (Şeker Hastalığı) Tanısı

Yukarıda yazan belirtilerden yola çıkarak kendinizde diyabet yani diğer adıyla şeker hastalığı olduğunu düşünüyorsanız, en yakın sağlık kuruluşuna giderek kan şekerinizi ölçtürmeniz gerekir. Sağlıklı bir bireyde kan şekeri yani glukoz 70 – 100 ml/dl arasında normal kabul edilmektedir. Diğer yandan açlık kan şekeri düzeyiniz 126 md/dl üzerinde ise Oral Glukoz Tolerans Testi (OGTT) yapılması gerekir. OGTT, halk arasında şeker yüklemesi testi olarak da bilinmektedir. Bu testin sonucunda kan şekeri seviyesi 200 mg/dl değerini geçerse diyabet hastalığı tanısı konulur. Diğer yandan kanda HbA1C testi ile de kan şekeri ölçümü yapılmaktadır.

Diyabetten Korunma Yolları Nelerdir?

Dünyada en sık rastlanan hastalıklardan olan Tip 2 Diyabet türünün ortaya çıkma nedenleri arasında şunları sayabiliriz:

  • Ailede diyabetli kişilerin olması
  • Obezite yani aşırı kilolu olma durumu
  • Yaşlanma
  • Stres
  • Hareketsiz bir yaşam tarzının olması
  • Gebelik

Bu tarz nedenler, kişi de Tip 2 Diyabet yani şeker hastalığı görülme riskini artırmaktadır. Peki diyabetten korunma yolları nelerdir? Genetik faktörler değiştirilemez ancak yaşam tarzındaki değişiklikler, kişinin kendisini bu hastalıktan korumasına yardımcı olabilir. Diyabetten korunma yolları için önerileri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz?

  • İlk başta sağlıklı beslenmeye özen göstermek gerekir. Hazır gıda yerine taze sebze ve meyve ile beslenmek, kişiyi diyabetten koruyabilir.
  • Dengeli beslenmek ve kilo kontrolü sağlamak, diyabet riskini azaltacaktır.
  • Düzenli olarak egzersiz yapmak, yine diyabet riskini aza indiren faktörler arasındadır.
  • Riski yüksek olan kişilerin düzenli olarak test yaptırıp, kan şekerini takip etmesi de önemli bir noktadır. Böylece kişiler diyabet olsalar bile, erken evrede hastalıktan haberdar olarak durumu kontrol altına alabilirler.
  • Sigara ve alkolden uzak durmak da riski azaltan etmenlerdendir.
]]>
https://www.cevikmedya.com/diyabetten-korunma-yollari-nelerdir/feed/ 0 3773
Şeker Hastalığı (Diyabet) nedir? https://www.cevikmedya.com/seker-hastaligi-diyabet-nedir/ https://www.cevikmedya.com/seker-hastaligi-diyabet-nedir/#comments Tue, 05 Jul 2022 22:45:29 +0000 https://www.cevikmedya.com/?p=3197

Şeker Hastalığı (Diyabet) nedir?

Vücudumuzun enerji ihtiyacı, besinlerde bulunan karbonhidrat, protein ve yağlardan sağlanmaktadır. Vücudumuz, sindirim sırasında basit şekerler açığa çıkartır. Tüm organlar için önemli olan bu besine Glikoz denir. Glikozun hücrelere enerji sağlayabilmesi için, hücrelerin içine alınması gerekmektedir. Glikozun hücre içine girmesini ve glikojen olarak depolanmasını sağlayan, pankreas bezi tarafından salgılanan insülin hormonudur. Şeker hastalığı ya da diğer adıyla diyabet (diabetes Mellitus), pankreasın vücudumuz için yeterli insülin üretememesi veya ürtettiği insülinin vücutta etkili şekilde kullanılamaması sonucunda ortaya çıkan yüksek kan şekeri ile ilerleyen bir hastalık türüdür.

Diyabetin tipleri nelerdir?

Diyabet farklı türlerde ortaya çıkabilir, bunlarda 3 temel diyabet tipi bulunmaktadır. Tip 1 diyabet, Tip 2 diyabet ve gestasyonel diyabettir. Diyabet sonucu vücucumuz gereken insülini üretemez ya da kullanamaz.

Böylece kandaki glikoz seviyesi yükselir. Tip1 diyabette vücudumuzun doğal insülin üretimi azalır. Tip 2 diyabet ile Gestasyonel diyabette ise vücut insülinin etkisine karşı direnç geliştirir. Bu iki durumun sonucunda ise kan şekerinin yükselmesi yani hiperglisemi durumu gerçekleşir. Henüz tamamiyle ortaya çıkmamış şeker hastalığı türüne ise gizli şeker veyahut pre diyabet adı verilir.

Belirtiler

Diyabet (Şeker Hastalığı) Risk Faktörleri Nelerdir?

  • Genetik faktörler ve aile öyküsü: Tüm diyabet türleri için aile öyküsü önemlidir. Özellikle birinci derece akrabalarda Tip 1 diyabet bulunuyorsa, herhangi bir semptom beklenmeden hekim kontrolünde kan testi yaptırılmalıdır. 
  • Pankreasa Bağlı Hastalıklar: İnsülin hormonu, pankreas tarafından salgılandığı için, pankreasta meydana gelen herhangi bir hastalık diyabet riskine neden olabilir. Bazı nadir hastalıklar pankreasa zarar verebileceğinden, diyabete sebep olabilirler.
  • Obezite: Tip 2 diyabetin ve gestasyonel diyabetin en önemli risk faktörlerinden biri obezitedir. 
  • İnsülin direnci: Tip 2 diyabette; hücrelerin insüle karşı direnç oluşturması kandaki glikoz seviyesinin artışına neden olur.
  • Hareketsiz yaşam: Hareketsiz yaşam, kilo kontrolünü zorlaştırabilir ve Tip 2 diyabet riski doğurur.
  • Polikistik Over Sendromu: Polikistik over sendromu kadınlarda Tip 2 diyabet riskini artırır.
  • Yaş: Tip 2 diyabette; yaşam şekli ve hastanın kilosu gibi yaşı da önemlidir. İlerleyen yaşlarla metabolizma yavaşlamaya başladığından Tip 2 diyabet riski dolaylı olarak artar.
  • Gestasyonel Diyabet: Hamilelikte şeker hastalığı yaşayan kadınların, ilerleyen yıllarda Tip 2 diyabet hastası olma riski yükselir.

Obezitenin Diyabetle İlişkisi Var mı?

Tip 2 diyabetle obezite arasında doğrudan ilişki bulunmaktadır. Tip 2 diyabete sahip hastaların %80’i aşırı kiloludur. Bel yağlanmasına sebep olan insülin direnci aynı zamanda tip 2 diyabete de sebep olabilir. Bu durumda uygun bir diyetle kilo kontrolünü sağlamak, semptomları azaltır ve hastanın genel sağlık durumda iyileşme sağlayabilir.

Diyabetin Yol Açtığı Hastalıklar

Diyabetin sebep olduğu başlıca hastalıklar şu şekildedir:

  • Kalp ve damar hastalıkları
  • İnmeler
  • Göz damarları ve retinada hasar
  • Böbrek yetmezliği
  • Erkeklerde sertleşmeme sorunu
  • Diyabetik ayak
  • Sinir sistemi hastalıkları

Diyabet yukarıda sayılan hastalıklara sebep olabilir, bu hastalıkların da komplikasyonları eklendiğinde hastanın yaşam kalitesini ve bedensel bütünlüğünü bozabilir. Hekim kontrolünde yapılan tedaviyle, diyabete ve sebep olduğu hastalıklara ilişkin komplikasyonlar önlenebilir ya da etkileri azaltılabilir.

Tedavi yöntemleri nelerdir?

Tedavi yöntemleri ile ilgili en yakın sağlık merkezinden veya doktorunuzdan bilgi alabilirsiniz. İnternette ve sosyal medyada çeşitli, bitkisel ilaçlar ve kürler satılmakta, fakat yine en iyisini doktorunuz bilir ve size özel tedavi yöntemi uygular.

]]>
https://www.cevikmedya.com/seker-hastaligi-diyabet-nedir/feed/ 2 3197
Demans Nedir? Belirtileri nelerdir? https://www.cevikmedya.com/demans-nedir-belirtileri-nelerdir/ https://www.cevikmedya.com/demans-nedir-belirtileri-nelerdir/#respond Sat, 02 Jul 2022 21:03:12 +0000 https://www.cevikmedya.com/?p=2993

Demans unutkanlıkla alakalı olan birçok hastalığa verilen genel bir isimdir. Özellikle yaşlılarda görülen demans halk arasında bunama olarak da adlandırılabilir.

Demans Nedir?

Demans; hafızayı, düşünmeyi ve becerileri etkileyen bir grup semptomu tanımlar.

Demans tek bir hastalık değildir. En sık gözlenen türü olan Alzheimer bütün demansların yaklaşık %60 ila %80’inden sorumludur. inme sonucu oluşan vasküler demans en sık gözlenen ikinci demans türüdür.

Belirtileri:

  • Unutkanlık yaşamak.
  • Zamanı takip edememek.
  • Tanıdık yerlerde kaybolmak.
  • Kendi evinde kaybolmak.
  • Kişisel bakım konusunda yardıma ihtiyaç duymak vb.

]]>
https://www.cevikmedya.com/demans-nedir-belirtileri-nelerdir/feed/ 0 2993