Ortaçağ’ın Laneti: Veba

Kara Veba, bir diğer adıyla Kara Ölüm olarak anılan veba, dünya tarihindeki en ölümcül olarak kayıtlara geçmiş bir salgındır. Ortaçağ döneminde yaklaşık olarak 200 milyon insanın veba yüzünden öldüğü düşünülmektedir. İnsanlık tarihinin en ölümcül salgını olarak Kara Ölüm adını almış olan veba, Asya’dan yayılarak, Afrika’ya oradan da Avrupa’ya kadar uzanıp dünyanın büyük bir bölümüne yayılmıştır. Elde edilen bilgilere göre o dönemki Avrupa nüfusunun neredeyse yarısı Kara Veba nedeniyle yok olmuştur.

Ortaçağ döneminde bu kadar etkili olan bu salgın, günümüzde o dönemki kadar etkili olmasa da hala görülmektedir. Özellikle Afrika bölgesinde daha sık rastlanan veba, tüm dünyada her yıl yaklaşık 2 bin kişide görülebilmektedir. Bir zamanlar milyonlarca kişinin ölümüne neden olmuş olan kara veba, günümüzde tıp alanında yaşanan gelişmeler sayesinde kesin bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Özellikle erken evrede tespit edildiğinde tedavide yüzde yüz başarı sağlamak mümkündür.

Veba Nedir? İlk Nasıl Ortaya Çıktı

Ortaçağ döneminde ortaya çıktığında, kara veba fareler tarafından bulaşıyor sanılıyordu. Sadece 1347 ile 1351 yılları arasında Avrupa nüfusunda yarıya yakın bir kayba neden olan kara ölüm, tarihe en ölümcül salgın olarak geçmişti. 1894 senesinde Alexandre Yersin isminde bir bilim insanı, ilk kez Yersinia Pestis adında bir bakteriyi keşfetti. Bu tarihten sonra anlaşıldı ki veba, bu bakteriden dolayı ortaya çıkmıştır.

Bazı kaynaklara göre veba, büyük salgın öncesinde de görülmüştür. Ancak insanlık tarihinde büyük değişimlere yol açan vakalar 14. yy.’a tekabül etmektedir. Tarihi açıdan kesin olarak ilk görüldüğü zaman 1347 yılı olarak kayıtlara geçen veba, Kırım’da ortaya çıkmıştır. Ardından gemiler yoluyla farklı bölgelere yayılan ve Avrupa’ya kadar sıçrayan salgın milyonlarca kişinin ölümüne ve büyük nüfus değişimlerine sebep olmuştur.

Vebanın asıl kaynağı olan Yersinia Pestis bakterisi, ilk olarak fareleri enfekte ettiği için, o dönem bu hastalığın fareler tarafından yayıldığının sanılmasına neden olmuştu. Diğer yandan veba, pnömanik yani hava yoluyla da bulaşabildiği için, enfekte olan kişiler de salgının hızlanmasını kolaylaştırmıştır. Ancak bu dönemde vebanın nasıl yayıldığı anlaşılmamış, neden yanlış yerlerde aranmıştır.

Veba, genel olarak üç tipi olan bir hastalıktır:

  • Hıyarcıklı Veba (bubonik veba)
  • Pnömanik Veba
  • Septisemik Veba
Bu yazımız da ilginizi çekebilir;  Sağlıkta Yeni Dönem: Telesağlık, Teletıp

Yapılan araştırmalara göre, Ortaçağ’da en etkili görülen veba türü Bubonik yani Hıyarcıklı Veba’dır. Varsayılana göre Yersinia Pestis isimli bakteri, fareleri enfekte eder ve ardından fareler üzerindeki pire gibi asalaklar yoluyla da bu bakteri insanlara geçer. Lenflerde etki gösteren Hıyarcıklı Veba, veba türleri arasında en yaygın görülendir. Hıyarcıklı Veba belirtileri aşağıdaki gibidir:

  • Enfekte olan bireyin lenf düğümlerinde şişme gerçekleşir.
  • Boyun, koltuk altı ya da kasıklarda şişkinlik gözlemlenir.
  • Şişkinliğin dokusu serttir.
  • Ateş ve titreme görülebilir.
  • Baş ağrısı ve kas ağrıları oluşabilir.
  • Yorgunluk ve halsizlik hali olabilir.

Kara Veba’nın Sonu

Tüm dünyada sadece 4 yıl gibi kısa bir sürede milyonlarca kişinin ölümüyle sonuçlanan kara veba, sosyal, ekonomik gibi pek çok açıdan büyük değişimlere neden oldu. İnsanlık tarihinde önemli bir yere sahip olan kara ölüm, bir süre sonra sona erdi. Salgının devam ettiği süreçte takip edilen bazı stratejiler, vebanın bitmesinde önemli bir rol oynamıştır. Bu stratejileri aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:

Karantina altına almak: Kıtalar arası bir yayılım göstermekte olan kara veba, çıktığı ilk yer olarak bilinen Kırım’dan deniz yolu ile başka ülkelere yayılmıştı. Bu nedenle bir sonra gemideki kişilere, karaya çıkmadan önce 40 günlük bir izolasyon uygulandı. Karantina sözcüğü de buradan gelmektedir. Diğer yandan bazı bölgelerde kişiler evlerine kapatılarak karantina uygulanmıştır.
Temizlik önemleri: Deniz aşırı ülkelerden gelmiş olan gemiler ve hastalığın görüldüğü yer gibi pek çok alanda yoğun temizlik ve dezenfektasyon işlemleri yapıldı. Bu hijyen uygulaması, vebanın yayılmasının durdurulmasında önemli bir rol oynamıştır.

Bunlar salgının durdurulmasında belli bir rol oynasa da, kara veba tam olarak nasıl bitti sorusunun net bir cevabı yok. Ancak salgını bitirmek için herhangi bir aşı ya da tedavi uygulamasının olmadığı biliniyor.

Günümüzde az sayıda olsa da hala görülmekte olan veba, antibiyotik tedavisi ile kontrol altına alınabiliyor. Hastalığın erken döneminde başlanan bu antibiyotik tedavisi ile hastalık ölümle sonuçlanmadan tedavi edilebiliyor.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın